Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kentsel Dönüşüm Projesi’nin yapılacağı Mısri Mahallesi’ndeki hak sahibi vatandaşlarla dün ANS Kampusünde biraraya geldi. Kentsel Dönüşüm Projesi hak sahiplerine Haziran sonuna kadar süre veren Bakan Murat Kurum, mevcut proje ile kabul eden hak sahiplerinin yüzde 50’yi geçmesi halinde projeyi uygulayacaklarını bildirdi.

Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, geçtiğimiz aylarda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u Afyonkarahisar’a davet ederek hak sahiplerinin projeye ilişkin detayları, ilk ağızdan dinleyeceğini söylemişti. Başkan Zeybek’in bu daveti üzerine şehre gelen Bakan Kurum, projeye ilişkin detayları yaptığı sunumla anlattı.

BAKAN KURUM’UN AÇIKLAMASINDAN BİR BÖLÜM 

Bakan Kurum halka yaptığı açıklamasının bir kısmında; “Projemiz budur, varsa başka yapabilecek gidin ona yaptırın. Bizim projemiz bu ve bunu uygulayacağız. Haziran ayına kadar sizlere süre veriyorum. Bu süre içerisinde hak sahiplerinin yüzde 50’si isterse Kentsel Dönüşüme hemen başlayacağız. Halk istemezse de sizin rızasınız yoksa yapmayız. Eğer vatandaşlarımız istiyorsa, rıza gösteriyorsa, devlet olarak gerekli her türlü desteği biz kendilerine vereceğiz. Hata varsa hatamızı düzeltmeye razıyız. Bizler dönüşüm bittiğinde hak sahibi vatandaşlarımızın mutlu olduğu bir proje olsun istiyoruz” dedi.   

HALK TEPKİ GÖSTERDİ: “BAKAN BİZİ TEHDİT ETTİ!”

Projede hiçbir değişiklik yapılmadan aynı projede ısrar edildiğini gözlemlediklerini kaydeden mahalle sakinleri Bakan Kurum’a sosyal medya hesaplarından tepki yağdırdı.

Mahalle sakinleri yaptığı açıklamalarda; “Bakan bey önceki projeyi bize tekrar anlatarak bu projeyi kendilerinden başkasının yapamayacağını söyledi. Bu projenin dışına kesinlikle çıkılmayacağını da söyledi. Bizi resmen tehdit etti. Aba altından sopa göstererek, siz istemezseniz o zaman biz de imara açmayız. Açsak bile mevcut projeyle açarız. Ayrıca sizden yıkım bedellerini de alırız vb. sözlerle bizleri tehdit ederek aba altından sopa gösterdi” dediler.

BİZ İSTEMİYORUZ, RIZAMIZ YOK

İsminin verilmesini istemeyen bir hak sahibi açıklamasında şunları söyledi; “Maşallah bu kadim şehrin insanlarına, borç ödetmeyi reva görüyorlar. Evimiz şehrin göbeğinde, en değerli yerinde, bizler ceza gibi borca batırılacağız. Gidin TOKİ’yi boş arazilerde yapın. Google’dan  bir baksanız; 1648 tane TOKİ adına şikayet kaydı var. İşçiliğini kimse beğenmiyor. Yapılsa bile TOKİ’nin yaptığı binanın içine vatandaş  en az 50 bin lira para dökecek, üstüne bir de borç ödeyecek. Bu ancak olsa olsa zulümdür. Bizler icra kapılarında mı sürünelim? Kentsel Dönüşüm yapılacak alanların zemini sapasağlamdır. Siyah mermer, kayalıktır. Kazıp da gözünüze mi sokalım? Yazıktır, günahtır. Yok halkın kafasını karıştırıyorlarmışta mişte, milletin kafası çorba kasesi mi karışsın? Herkesin aklı var, fikri var. Bu kadar da olmaz. Bizler saf, aptal filan değiliz. Evlerimizin ederi çok daha fazla. Hepimizin elinin altında internet var. Herşeyden haberimiz var. Biz istemiyoruz, rızamız yok. Yok Anıtlar Kurulu izin vermiyor, yok imara açamayız. Siz açamazsanız, siz gidersiniz gelen hükümet açar imara.”

BURASI UYDUKENT’TEN ÇOK DAHA SAĞLAM

Bir diğer vatandaş ise; “Kentsel Dönüşüm sakinleri; evlerimiz, toprağımız, arsalarımızın değerini bilmeyenlerimiz var. Uzun Çarşıda 30-40 M2 zemine sahip dükkanlar 2 trilyon ediyor. Ama siz 100 M2 arsanıza karşılık 2+1 ve üzerine borçlanma kabul ediyorsunuz. Sanırım sokağa atılacak paranız çok. Benim çocukluğumdan beri kentsel dönüşüm bekliyoruz. Ben bu arsanın 5. Kuşak torunuyum. Çarşının göbeğinde her yere yakın. Ulaşım problemi olmayan, zemin açısından da Uydukent’ten çok sağlam olan bir yer. Neden arsamız uydu kente verilen değerden daha düşük olsun ki...! Bizim istediğimiz arsamızı değerinde alıp üzerine yapılan yapılardan borçsuz ve daha fazla ev alabilmek. Açsınlar Mısri Caminin ve Alaca Hamamın etrafını diğer yerlere yüksek 4 tane rezidans yapıp halka değerinde versinler.... Çok zor değil” dedi.

İNSANLARI TEHDİT ETMENİN ANLAMI YOK

Zengini zengin etmenin yollarını aramak yerine orada imkanı olmayıp yeri değerli olduğu için nesillerdir satmayıp bekleyenlerin ahını almaya gerek olmadığını düşünüyorum. Madem sayın bakanımız ve belediye başkanımız halk ve oradaki mimariyi önemsiyor. Bu şekilde biz yaptık oldu proje değişmez şeklinde değil siz bize fikirlerinizle gelin. Biz neler yapabiliriz istişare edelim demeliydi. Yok biz bu projeyi aynı kalmak şartıyla imara açarız diyerek mütehatlerin bu projeyi uygulamaktan imtina edeceklerini düşünerek insanları tehdit etmenin anlamı yok. Benim annem 63 yaşında 2500 TL maaş alıyor. Ve kirada oturuyor ev giderleri toplam 1500tl ne yiyecek. Sağlık sıkıntısı olursa ne yapacak...? Sosyal devletse emeklisini,işçisini, mazlumunu düşünmeli devlet. Biraz daha haklarımızı bilelim derim. Lütfen araştırın arsa bedellerinizi. Bilgi sahibi olun. Ne benim gibi konuşanlara ne de biz size her şeyi yapıyoruz ne namikörlük yapıyorsunuz diyen bakana inanın. Araştırın lütfen” diye konuştu.

BORÇLANMADAN EV SAHİBİ OLMAK İSTİYORUZ

Başka bir vatandaş; “Biz arsamıziı üzerine yapılan kat ve üste para vermeden sahip olmak istiyoruz. Hakkımızı hakkaniyetle istiyoruz” derken bir diğer hak sahibi ise; “Bizim evimizin cadde üstü kullanım alanı 230 metrekaredir. Evimiz 3 katlı ve buna biçilen fiyat 268 bin lira fiyat biçmişler. Bu parayla bir daire bile alamam. Bir de üstüne borçlandırıyorlar. Bizim evlerimizin şaunki değeri yüksektir. Bizler borçlanmadan ev sahibi olmak istiyoruz.”

HALA  EŞKİYALIK  BİTMEMİŞ

Kıssasdan hisse anlatarak tepkisini gösteren başka bir hak sahibi de şunları söyledi; “21. Yüzyıldayız, hala  eşkiyalık  bitmemiş.

Tek oğlu bulunan varlıklı bir çiftçi yaşlanıp yatağa düşer ve oğluna vasiyetini söyler:

-Yatağın altında, içi altın dolu iki tane kese var. Bunlardan biri senin, diğerini de memleketin en büyük eşkıyasını bulup ona vereceksin. Sebebini sorma, vasiyetim böyledir!

Yaşlı adam bir kaç gün sonra ölür. Oğlu, memleketin en büyük eşkıyasını bulmak için ülkeyi dolaşmaya başlar. Fakat nereye gitse, hangi eşkıyayı sorsa, ondan daha da namlısı, kanlısı, belalısı olduğunu öğrenir ve bu şekilde aylarca dolaşır.

Nihayet, ülkenin yol vermez dağlarla çevrili bir kösesinde öyle bir eşkıyanın adını işitmişki Allah böylelerinin şerrinden saklasın, köylüler korkularından ismini bile fısıldayarak söylermiş. Hükmettiği dağların yamaçları onun öldürdüğü insanların cesetleriyle doluymuş.

Bizim delikanlı "yedi dağın eşkiyası"nın namını dinleyince "bundan daha canavarı olamaz'' deyip, eşkıyanın yaşadığı en büyük dağa doğru yola çıkmış.

Kışın ortasında dağa vardığında eşkıyanın adamları "Tek başına bu dağda ne gezersin bre ahmak?" delikanlıyı esir almışlar. 

Delikanlı "ağanıza bir hediye getirdim" deyince onu yedi dağın eşkıyasının karşısına çıkarmışlar.

Eşkıya hakikaten dedikleri kadar varmış. Delikanlı cesaretini toplayıp babasının vasiyetini anlatmış ve koynundan kesenin birini çıkarıp yedi dağın eşkıyasına uzatmış:

"Ağam, bunu size vermezsem babam mezarında rahat yatmaz, lütfen kabul edin."

O namlı eşkıyanın yüzünde babacan bir ifade belirmiş:

"Sevdim seni. Safsın, temizsin, dünyadan haberin yok. Benim namım bu dağları sarmıştır, lakin memlekette benden büyük bir eşkıya daha bulunur. Biz eşkıya da olsak, hak etmediğimiz mala el sürmeyiz. Sen şimdi geldiğin yoldan dön, şehre var. Gidip kadı efendiyi bul. Memleketin en büyük eşkıyası odur. Selamımı söyle, bu keseyi ona ver!.

Sonra adamlarına emretmiş:

"Bu yiğidi, başına bir iş gelmeden düze indirin, şehir yolunda bırakın!"

Delikanlı şehre inmiş kadı efendinin konağına varmış, başından geçenleri anlatmış:

-İşte böyle kadı efendi. Bu keseyi hak eden sizmişsiniz, ben de eğer kabul ederseniz size takdime geldim.

Kadı efendi yerinden fırlamış:

"Vay ahlaksız eşkıya! Hakkımızda neler demiş. Be hey Allah'tan korkmaz kul, sen ne yüzle bana haram para teklif edersin? Şimdi yatırayım mi seni kırbaç altına?"

"Efendim ben de anlatılanlara uydum, ne yapacağımı bilmez haldeyim. Bana acıyın."

Kadı efendi, gözünü uzaklara dikip biraz düşünmüş, sonra kara kaplıyı açıp sakalını sıvazlamış:

-İmdiii..Bir din ve devlet temsilcisinin böyle açıktan para kabul etmesi hem kanun-u âliye, hem de Allah rızasına münasip olmayıp, alan da veren de bu âlemde ve mahşerde suçlu durumuna düşer. Lakiiin, eğer aramızda bir ticari akit tanzim eder ve sen bana bu bir kese altını bir alışveriş neticesinde takdim eyler isen, ben dahi bunu senden bir hizmet karşılığı alır isem, şer'an caiz olup başkaca bir işlem yapılması gerekmez. Yani, kısacası, ben bu altınlar karşılığı sana bir şey satacağım.

-Ne satacaksınız kadı hazretleri?

Kadı efendi, elini uzatıp pencerenin dışını göstermiş:

-Bak bu dışardaki bahçe ve civarındaki cümle arazi bana aittir. Şimdi bak bakalım, ne görüyorsun bu arazinin üzerinde?

-Kar, her yeri bembeyaz kar kaplamış.

-Pek güzeeel.. İşte ben bu arazideki karları sana satacağım, sen de bir kese altın karşılığı aldığını beyan eden bir belge imzalayacaksın, böylece alışveriş tamam olacak.

Altınlardan bir an önce kurtulmak isteyen genç çocuk, 'efendim aklınızla yaşayın' deyip teklifi kabul etmiş, imzalar atılmış. Altın kesesini kadı efendiye teslim eden çocuk, huzur içinde oradan ayrılmış. Memlekete gitmeden önce bir handa geceleyip hem karnını doyurmayı hem de biraz dinlenmeyi düşünmüş.

Handa horul horul uyurken, sabaha karşı kadının emrindeki zaptiyeler kapıyı yumruklamışlar.

-Kalk hele, kadı efendi seni görmek ister, davası varmış.

Genç çocuk, 'ne davası ola ki?' dese de yaka paça kadının huzuruna çıkarmışlar.

Bir de bakmış ki, kadı efendi hiddet içinde. Daha, 'selamın aleyküm' diyemeden kadı efendi bağırmış:

-Be hey utanmaz, arlanmaz, eşkiya kılıklı işgalci. Bre biz seninle dün akşam arazimdeki karları satın aldığına dair mukavele imzalamadık mı?

-İmzaladık kadı efendi, ben de karşılığını size takdim ettim.

-Sus!..Bak bakayım dışarıya, ne var arazimin üzerinde?

-Ne olacak, kar var. Tıpkı dünkü gibi.

-Mel'un, hala konuşuyor! Dün sen bu karları benden satın almadın mı? O halde senin karların ne hakla benim arazimi işgal ederler? Şimdi bu işgal, kanun dairesine ve de hak rızasına uygun mudur? Derhal kaldır o karları benim arazimden, yoksa, vallahi acımam, seni işgalcilikten hapse attırırım!

-Aman efendim, dönümler dolusu karı ben nasıl kaldırayım?

-Onu, arazimi işgal etmeden önce düşünseydin!

Delikanlı yine yalvarmış:

-Efendim, ocağınıza düştüm, yok mudur bu işin de kitaba uygun bir hal yolu?

Kadı, kara kaplıyı tekrar açmış, bir müddet mırıldanarak okuduktan sonra:

-Vardır!.. İmdiii. Arazi sahibi ve davacı olan ben ile, davalı sıfatı ile sen arasında, arazimi işgal bedeli karşılığında, benim de rızam ile bir kese altın karşılığı işbu karları burada tutmaya iznim olduğunu belirtir bir mukavele imzalarsak, bu husus kanun ve nizama uygun bir şekilde hale kavuşur. Yanii, sen bana öbür kese altını da işgaliye bedeli olarak vereceksin.

Bizim genç çocuk öbür kese altını da vermiş, gereken evrakları imzalamış, konaktan çıkıp temiz havaya kavuştuğunda, dağlara bakıp bağırmış:

-Hey gidi yedi dağın efesi, Sen haklıymışsın. Daha büyük eşkıyalar da varmış. Senin açık açık yaptığın eşkıyalık, bunların kanunla yaptığı eşkıyalığın yanında nedir ki!...

Allah, hepimizi eşkiyalardan korusun, vesselam...

BU SARTLARLA KİMSE EVİNİ ÖLÜR DE VERMEZ

Bakan kuruma seslenen 74 yaşındaki adının verilmesini istemeyen bir teyze ise;  Sayın Bakan,  Kentsel Dönüşüm şartlarını öğrendik ama bu orada yaşayanların hiç hoşuna gitmedi. Çünkü biz hiç borçsuz evimize ev (arsamıza göre) dükkanımıza dükkan isterdik. Bunlar hiç hesaba katılmadan halkın görüşü alınmadan verilmiş kararlar, yapılmış projelerdir. 2.’si siz olsanız 90 senelik atadan, dededen kalma evinizi borçlanarak ve 1 daireye fit olarak alır mıydınız? Yılların beklentisi var burdaki insanlarda… Kentsel Dönüşüm dendi, fos çıktı. 3.’sü, bu sartlarla kimse evini ölür de vermez. Çünkü atadan kalan evini veya satın aldığı veya Mecdiye’deki gibi 2-3 katlı evini, dairelerini vermez. Müteahhite versem daha cok daire alırım, borcumda olmaz. Bunca yıllık beklentim de hüsrana uğradım.4.’sü; orada yaşayan insanlar emekli, dul, yaşlı, asgari ücretli, bazıları batmış esnaflar… Normalde karnını zor doyurup 2 göz odaya sığışmış, büyük fedakarlıklarla çocuk okutan insanlar... Annesini, babasını bağrına basan, aynı yerde yaşayan, zaten borcu olan insanlar... Bir de borç kamburuyla kimse ölesiye borç ödeyip aç gezerek, aile kavgalarına sebep  olarak mutsuz geçirmek istemez. Lanet olsun der. 5.’si dolayısıyla halkın rahatını, refahını düşünüyorsanız bu işten vazgeçip  imara açılmasına onay vermenizi dileriz. Ben şahsen komşumla birlesip 240 M2 yerime en az 2-3 daire alacak şekilde müteahhite vermek isterim. Dolayısıyla Kentsel Dönüşüme hayır diyorum. Bizi anlayacağınıza, işi kolaylaştıracağınıza inanıyoruz. Kat sayısı da yükseltilebilir. Proje değiştirilebilir, halkı memnun eden bir yol bulunur umarız.”

HAK SAHİPLERİNİN ORTAK İSTEKLERİ

Kentsel  Dönüşüm  de ortak istekleri olduğunu da belirten mahalle halkı şunları sıraladı:

1.  BOLCA  YEŞİL  ALAN

2. GENİŞ  YOLLAR

3. YER ALTINDA  OTOPARK  VE   YER  ALTI   ALIŞVERİŞ  MERKEZİ.

4. SOSYAL  TESİSLER.

5. DEPREME  DAYANIKLI, JAPON  İNŞAAT  TEKNOLOJİLERİNİN  KULLANILDIĞI

SAĞLAM   BİNALAR.

6. ELEKTRİĞİNİ  KENDİ  ÜRETEN, DAR  GELİRLİ  VATANDAŞLARIMIZIN ÖMÜR  BOYU  ELEKTRİK  PARASI  ÖDEMEYECEĞİ ÇEVRECİ  BİNALAR.

7. TÜM  YERALTININ TAMAMININ  OTOPARK  EDİLMESİ  VE  ALIŞVERİŞ  MERKEZİ  YAPILARAK AFYON’UN EN BÜYÜK 10 BİN ARAÇLIK YERALTI  KAPALI OTOPARKI İLE HEM  AFYON  ŞEHİR  MERKEZİNİN  TÜM  OTOPARK  SORUNUNUN  ÇÖZÜLMESİ, HEM DE  AFYON’UN  EN BÜYÜK YER ALTI ALIŞVERİŞ  MERKEZİ  İLE DAR  GELİRLİ  VATANDAŞLARIMIZIN  ÖMÜR  BOYU  AZDA  OLSA  KİRA  GELİRİ  ALMASININ   SAĞLANMASI.

8. AFYON’UN  EN  BÜYÜK   MİLLET  PARKININ   YAPILMASI   VE  TÜM  AFYON’A  HİZMET  VERMESİ  İÇİN TEMELLERİ  JAPON  TEMEL  TEKNOLOJİSİ  İLE  BİNANIN  DEPREMDE  ESNEMESİNİ  VE  YIKILMAMASINI   SAĞLAYAN

VE EN AZ 40 KAT OLACAK TOPLAM ARSANIN SADECE % 7’SİNE  TEMEL

ATILARAK, % 93 BİNASIZ ALANLA MISRİ MAHALLESİNDE TOPLAMDA TÜM  PROJE  İÇİN 160 BİN METREKARELİK MİLLET  BAHÇESİ  ALANIN AÇILMASINI    VE  NEFES ALAN,  SPOR YAPILAN, HAVUZLARIN,  ŞELALERİN, HER  TÜRLÜ   ENDEMİK BİTKİNİN OLDUĞU, AFYON UN, TÜRKİYE’NİN  EN  BÜYÜK   JEOTERMALLE  ISITILAN BAHÇELERİNİN VE  PARKLARININ  YAPILMASINI

9. MISRİ  CAMİİ, ALACA  HAMAMI  VE  DİĞER  CAMİLERİMİZ 160 BİN METREKARELİK DEV MİLLET  BAHÇESİ  İÇİNDE  KALARAK TARİH,  KÜLTÜR,

YEŞİL ALAN  ÜÇLÜSÜNÜN VAZGEÇİLMEZLERİMİZİN   OLMASI.

 

1.  ETAP 67 BİN METREKARE; TABAN ALANI 600 METRE OLAN 7 BLOK AYRIK NİZAM 40 KAT. TOPLAM   TEMEL 4.200  METREKARE. 40  KAT   TOPLAM   KONUT  ALANI  168   BİN  METREKARE. 1  METREKARE  ARSAYA  3.5   METREKARE   İNŞAAT  ALANI, YARISI  VATANDAŞIN. YANİ   HİÇBİR  PARA  ÖDEMEDEN ARSA  METREKARESİNİN 1.75   KATI  KONUT  ALMALI.

GERİ  KALAN  YARISI:

1-İNŞAAT  MALİYETİNDE ,

2- ESKİ  BİNALARIN  YIKIM   BEDELLERİNİN   HAK  SAHİPLERİNE  ÖDENMESİ  İÇİN,

3- HEPSİNDEN   ÖNEMLİSİ

PROJE  ARSASININ  % 93’ne TEKABÜL  EDEN 62  BİN  800   METRE   TAPUSU

DEVLETE  GEÇMEK   KAYDI VE  MİLLET  BAHÇESİ  YAPILMAK  ŞARTIYLA   DEVLET  HİÇ  PARA  HARCAMADAN VE  TÜM  KAMUNUN  YARARLANACAĞI  BOL  YEŞİL  SAHA   GENİŞ  YOLLAR  VE  SOSYAL  TESİSLERİN  YAPILMASINI   İSTİYORUZ.

AYRICA  YER  ALTINA   YAPILACAK  10  BİN  ARAÇLIK  DEV   OTOPARK IN  ( 1000 OTOPARK  ARSA  SAHİPLERİNİN   OLMASI  KAYDIYLA)

9  BİN  OTOPARK   BELEDİTENİN.

YAPILACAK  YERALTI   DEV  ALIŞVERİŞ   MERKEZİNİN 

%25’i  ARSA  SAHİPLERİNİN,

%25’i  BELEDİYENİN

%50’si  PROJEYİ  ÜSTLENEN  DEVLETİN   OLMASINI  İSTİYORUZ.

DÜŞÜNÜN DEVLET 1.  ETAP  İÇİN 63.500  METRE  ARSANIN  MÜLKİYETİNİDE  ALMAK  KAYDIYLA  MİLLET    PARKI   YAPACAK.

YERALTINA  YAPILACAK   DEV  ALIŞ  VERİŞ  MERKEZİNİN  YARISINI  ALACAK.

BELEDİYE   1  LİRA  HARCAMADAN 9000  ARAÇLIK  AFYON  UN  EN  BÜYÜK OTOPARKININ  SAHİPİ  OLACAK.

YER ALTI  DEV  ALIŞVERİŞ  MERKEZİNİN  %25  NE  SAHİP  OLACAK.

VATANDAŞ. BİNA  YIKIM  BEDELLERİNİ  ALACAK.

1  METRE  ARSASINA  HİÇ  PARA  ÖDEMEDEN   1.75   METRE  KARE  BİTMİŞ   DAİRE   ALACAK.

1000  OTOPARKLIK  YERALTI OTOPARKINDA  ÜCRETSİZ  KENDİSİNE  TAHSİS  EDİLMİŞ  EVİNİN  HEMEN  ALTINDA  OTOPARKI   OLACAK.

DEV  YERALTI  ALIŞ VERİŞ  MERKEZİNDE  HİSSESİ  OLACAK.

ELEKTRİĞİNİ  KENDİ  ÜRETEN  BİNA  SİSTEMİ  İLE  EN  AZINDAN  AİDAT  ÖDEMEYECEK.

MİLLİ  BİRLİK  VE  GAZLIGÖL  CADDESİ  EN  ÖN  SIRADAKİ  DÜKKAN  SAHİPLERİ DE   ÜSTLERİNE  HİÇBİR  BİNA  YAPILMAMAK   KAYDIYLA  DÜKKANLARINA   SAHİP   OLACAK.

TOPLAM  PROJE  BEDELİ

500   MİLYON  LİRA.

DEVLETE   84  BİN  METREKARE  KONUT,

VE  DEV  YERALTI  ALIŞVERİŞ   MERKEZİNİN  YARISI  VE  DEV  MİLLET  BAHÇESİ  KALACAK.

HERKESİ  MEMNUN  EDECEK, MISRİ  CAMİSİİ   VE  TÜM  TARİHİ  MESCİTLERİMİZİN  ETRAFI  AÇILACAK. SADECE  7   BLOK  40  KAT.

Halk tepki gösterdi: “Bakan bizi tehdit etti!”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Afyon’da yaptığı açıklamaların ardından halk tepki gösterdi: “Bakan bizi tehdit etti, aba altından sopa gösterdi Yazıklar olsun. Biz istemiyoruz, razı değiliz” dediler.
GÜNDEM 29.05.2021 20:10:00 0


  • Cumartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazar 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • BIST 100

    1.391%-1,63
  • DOLAR

    8,7540% 0,40
  • EURO

    10,3892% -0,08
  • GRAM ALTIN

    495,47% -0,34
  • Ç. ALTIN

    817,5255% -0,34