Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Serhat Korkmaz, 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü ve 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü nedeniyle yazılı basın açıklaması yaparak şunları söyledi:  

“Fiziksel aktivite, günlük yaşam içerisinde kas ve eklemlerimizi kullanarak enerji tüketimi ile gerçekleşen herhangi bir bedensel hareket olarak tanımlanmaktadır. Bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığının geliştirilmesinde temel araçlardan biridir. Bir halk sağlığı sorununu gidermenin yanında, aynı zamanda toplum refahını, çevrenin korunmasını teşvik eder ve gelecek nesillere yönelik bir yatırım oluşturur.

Dünya Sağlık Örgütü küresel ölümlerin %70’ini temel sebebinin Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar(BOH) olduğunu belirtmektedir (her yıl 40 milyon insan). Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar sebebiyle gerçekleşen ölümlerin yılda 17.7 milyonunu kardiyovasküler hastalıklar, 8.8 milyonunu kanserler, 3.9 milyonunu solunum yolu hastalıkları ve 1.6 milyonunu diyabet oluşturmaktadır. Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların dört davranışsal risk faktörü arasında hareketsizlik de yer almaktadır.

Obezitenin artmasına neden olan önemli faktörlerden biri hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşmasıdır. Buna karşılık fiziksel aktivite; kan basıncını azaltır, HDL seviyesini arttırır ve vücut ağırlığı kontrolü için anahtar role sahiptir.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan Türkiye Sağlık Araştırması-2016 sonuçlarına göre 15 yaş üzeri bireylerin %41.1’i yetersiz aktivite (STEPS 2017 ön sonuçları %43), %53’ü orta derecede fiziksel aktivite ve  %5.9’unun ağır fiziksel aktivite yaptığı bulunmuştur.

Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte yürütülen Türkiye Çocukluk Çağı (ilkokul 2. Sınıf öğrencileri) Şişmanlık Araştırması COSI-TUR 2016 sonuçlarına bakıldığında ailelerin ifadelerine göre çocukların %9.5’i hafta içi hiç oyun oynamamakta, %19.9’u günde bir saatten az ve %29.7’si günden bir saat oyun oynamaktadırlar. Çocukların %42.5’i günde bir saat, %23.5’i 2 saat ve %12.7’si 3 saat ve üzerinde televizyon seyretmekte/bilgisayarda zaman geçirmektedirler.

Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için haftada 150 dakikalık (haftanın 5 günü 30 dakikalık) orta şiddette bir egzersiz yetişkinler açısından yeterlidir. 1-4 yaş arası çocuklar, gün içinde farklı şiddetlerde toplam 180 dakikalık fiziksel aktivite yapmalıdır. 5-18 yaş arasındaki çocuk ve ergenler için ise günde 60 dakika, orta şiddetliden yüksek şiddetli aktivitelere doğru şiddeti değişen aktiviteler önerilmektedir.

Orta şiddetli aktiviteler sırasında kişi konuşabilir fakat şarkı söyleyemez. Hızlı yürümek, düşük tempolu koşular, dans etmek, ip atlamak, yüzmek, masa tenisi oynamak, yavaş tempoda bisiklet sürmek vb. orta şiddetli aktivite örnekleridir.

Yüksek şiddetli aktiviteler sırasında kişi, aktivite sırasında nefesi kesilmeden birkaç kelimeden fazlasını konuşamaz (tempolu koşu, basketbol, futbol, voleybol, hentbol ve tenis oynamak, step-aerobik derslerine katılmak, tempolu dans etmek vb).

Günlük yaşamı mümkün olduğunca aktif geçirmek sağlıklı bir yaşamın ilk adımıdır.Daha fazla yarar elde edebilmek ve sağlığı koruyup geliştirebilmek için fiziksel aktiviteler düzenli olarak yapılmalı ve yaşamın bir parçası hâline getirilmelidir.

10 Mayıs Dünya Sağlık Örgütü tarafından, bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin yararları konusunda toplum bilincini oluşturmak, iyi uygulamalara dikkat çekmek ve fiziksel aktivitenin yararlarını savunmak, yaşamın her alanında ve her yerde (okul, ev, işyeri) toplum genelinde fiziksel aktiviteye katılımı arttırmak, sağlıklı davranışları ve yaşam tarzlarını teşvik etmek için “Sağlık İçin Hareket Et Günü” olarak belirlenmiştir.

Bu vesile ile ben de herkesi sağlıklı olmak ve sağlıklı bir sürmek amacıyla hareket etmeye davet ediyorum. Kısa mesafeli yerlere araç kullanmamak, asansör yerine merdiven kullanmak, açık havada yürüyüşler yapmak şeklinde hafif aktivitelerle yaşam tarzınıza hareket kazandırabilirsiniz. Çocuğunuz varsa onlarla birlikte aktiviteler yapıp onların da bu alışkanlığı kazanmasını sağlayabilirsiniz. İmkân olursa bisiklete binebilir ya da kısa bir yürüyüşün ardından kendinize uygun egzersizler yapabilirsiniz. Bu konuda aile hekiminizden, toplum sağlığı merkezlerimiz ve sağlıklı hayat merkezlerimizden bilgi ve destek alabilirsiniz.

10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü’nde hep birlikte sağlık için harekete geçelim.

ÇÖLYAK NEDİR?

Çölyak hastalığı tıbbi adı ile GlutenEnteropatisi; ince bağırsakta hasarlar oluşturan, alerjik bir sindirim sistemi hastalığıdır. Bağırsaklardaki besinlerin emilimini ve kana geçişini sağlayan tüysü oluşumların (villus) yapısının bozulmasına sebep olup, yiyeceklerdeki besinin emilimini engeller.Bağırsakta oluşan hasara buğday, arpa, çavdar, yulaf vb. tahılların içerisinde bulunan “Glüten” adı verilen bir protein sebep olmaktadır.

Günümüzde insanoğlunun en sık rastlanan genetik hastalığı olarak kabul edilen Çölyak, yaşam boyu süren bir tür gıda alerjisidir. Ülkemizde görülme sıklığı yüzde bir ile binde üç olarak değişmektedir. 2019 Mayıs ayı itibari ile Ülkemizdeki Çölyak hasta sayısı 68123 olarak tespit edilmiştir.

Çölyak hastalığının tek tedavisi; buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllarda ve bunlardan üretilen gıda maddelerinde bulunan Glütenden uzak, sıkı bir diyettir ve sağlıklı bir yaşam sürmek için bu diyetin yaşam boyu devam ettirilmesi gerekir.

Çölyak hastalığında diyet tedavisi kapsamında tüketilmemesi gereken besinleri şu şekilde sıralayabilir; buğday, arpa, çavdar ve yulaf katkılı her türlü ürün ( un, bulgur, bulgur pilavı, irmik, makarna, şehriye, kuskus, ekmek, kek, pasta, kurabiye, bisküvi, börek, çörek, gofret, simit, kraker, dondurma külahı, unlu tatlılar; Glüten içeren hazır salça, ketçap, un ilave edilen çorbalar, soslar, tarhana, yarma vb.); una ya da galeta ununa batırılarak kızartılan balık, tavuk gibi et ürünleri; malt kullanılan ( bira, votka, cin vb.) içecekler; Glüten içeren hazır çorba, köfte, pane harçları gibi hazır çeşniler. Sirke, çikolata, puding, sakız, mayonez, dondurma gibi gıdaların bazılarında Glüten bulunabilmektedir; bu yüzden tüketilmeden önce mutlaka ürün bilgisi alınmalıdır. Ayrıca soslu kuruyemişler de Glüten ile yapıştırıldığı için tüketilmemelidir; ancak bunlardan Glüten ile işlenmemiş olanları tüketilebilir.

Peki Çölyak hastaları için güvenli yiyecekler nelerdir?Onları da şöyle saymak mümkün; bütün sebze ve meyveler; bütün bakliyatlar; katkısız katı ve sıvı yağların hepsi; yumurta, bal, reçel, basit toz şeker, zeytin; et, balık, tavuk ( katkısız olup, daha önce içinde unlu kızartma yapılmış bir yağ kullanmamak kaydı ile); una batırılmamış konserve çeşitleri; mısır, patates ve pirincin hem kendileri hem de unları; kestane unu, nohut unu, soya unu, üzüm çekirdeği unu ve evde çekilip hazırlanmış güvenli baharatlar.

Hastalığın tek tedavisi olan diyette ayrıca dikkat edilmesi gereken hususlar vardır: Doğal gıdalara önem verilmeli (süt, et, balık, yumurta, sebze, kuru baklagiller, pirinç, mısır, patates); okulda ve dışarıda yemek yerken dikkatli seçimler yapılmalı; mısır unu ve pirinç unlarında buğday unu karışık olmamalı; etiketsiz gıdalar mümkünse tüketilmemeli, tüketilirken çok dikkatli olunmalı; güvenli gıdaların pişirilirken ya da hazırlık aşamasında Glütenli gıdalar ile bulaş olmamasınaitina gösterilmelidir. Gıdalar dışında ; ilaçlar, kozmetik ürünleri, şampuan, kremler vb. ürünler de Glüten içerikleri yönünden dikkatli kullanılmalıdır.

Hastalıkbelirtileri çocuklarda; özellikle karın ağrısı, karında şişlik, ishal, huzursuzluk, iştahsızlık, enfeksiyonlarda artış, gelişme geriliği, kusma, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabilir.

İleri yaşlarda hastalığın belirtileri daha geniş bir yelpazeye yayılır şöyle ki; karın bölgesinde öne doğru şişkinlik, yaşa göre kilo azlığı, kas zayıflığı, kansızlık, dışkıda anormallik, büyük tuvalet ihtiyacının artması, ishal, kusma, bezginlik, nedeni bilinmeyen karaciğer hastalıkları, büyüme geriliği, ağız içinde oluşan aftlar, iştahsızlık, gaz şikayetleri, eklem ve kemik ağrıları, sinirlilik ve ciltte kaşıntılı döküntüler.

Çölyak her yaşta teşhis edilebilmekle birlikte teşhisi zor olan hastalıklardan biridir. Çünkü belirtiler çoğunlukla ilişkili başka bir hastalığı düşündürmektedir. Kesin ve erken teşhis edilebilmesinde bebek ve çocukların büyüme izlemleri önem taşımaktadır.

Hastalık hakkında farkındalık oluşturmak için 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü olarak belirlenmiştir. Gün vesilesi ile sağlıklı beslenmeye ve katkılı hazır ürünler yerine doğal besinlerin tercih edilmesinin önemine vatandaşlarımızın dikkatini bir kez daha çekmek istiyor, sağlıklı bir yaşam diliyorum.”

Sağlık için hareket edin

Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Serhat Korkmaz, sağlık için hareket edilmesi çağrısında bulunarak, Çölyak hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.
SAĞLIK 9.05.2022 20:01:00 0


  • Pazartesi 20.1 ° / 6.8 ° Dağınık bulutlar
  • Salı 20.3 ° / 8.5 ° kırık bulutlar
  • Çarşamba 23.6 ° / 12.3 ° Bulutlar
  • BIST 100

    2.381%0,36
  • DOLAR

    15,7810% -0,58
  • EURO

    16,8746% 0,44
  • GRAM ALTIN

    940,86% -0,18
  • Ç. ALTIN

    1552,419% -0,18